Kolorektal kanserler genellikle 50 yaş üzeri hastalığı olarak kabul ediliyor ve tarama stratejileri buna göre şekillendiriliyor.
Kolorektal kanserler genellikle 50 yaş üzeri hastalığı olarak kabul ediliyor ve tarama stratejileri buna göre şekillendiriliyor. Ancak günümüzde 50 yaş altı bireylerde de kolorektal kanser görülme sıklığı hızla artıyor. Bu değişen epidemiyoloji doğrultusunda birçok uluslararası kılavuz, tarama başlangıç yaşını 50’den 45’e çekiyor. Kolorektal kanserlerin genç yaşta görülme riskini artıran sebeplerin başında işlenmiş gıda tüketiminin artması, obezite ve kronik stres geliyor. Taramalarla önlenebilen kolorektal kanserin tedavisinde erken tanı büyük avantaj sağlıyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Doç. Dr. Ersan Eroğlu, kolorektal kanserinin nedenleri, teşhisi ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.
Kolorektal kanser gençlerde daha ileri evrede kendini belli ediyor
Kolorektal kanserler tarama ve erken tanı ile önlenebilen bir kanser türüdür. Bu nedenle 45 yaş üstü bireylerin 2 yılda bir gaitada gizli kan testi ve 10 yılda bir kolonoskopi tetkiki yaptırması kolon kanserinin %90’lık kısmının tedavisinde başarılı sonuç alınmasını sağlayabilmektedir. Aile öyküsünde kanser hastalığı bulunmayan, bilinen genetik sendromu saptanamayan bireylerde de kolorektal kanserin görülmesi bu hastalığın yalnızca yüksek riskli bireylere özgü bir hastalık olmadığı gerçeğini de gündeme getirmektedir. Kolorektal kanserler geçmişte 50 yaş üstü bir hastalık olarak biliniyordu. Ancak günümüzde gençlerde de daha yaygın olarak görülmeye başlandı. Kolorektal kanserler gençlerde daha ileri evrede tanı aldığı için tedavi süreçleri de uzayabilmektedir. Gençlerdeki bu artışın kesin nedeni bilinmese de bu faktörlerin rol oynadığı düşünülmektedir;
Güncel tedavi yöntemleri kişiye özel belirleniyor
Kolon kanserinin tedavi planı cerrahi, kemoterapi ve hedefe yönelik tedavi (immünoterapi) yöntemlerini içermektedir. Hangi tedavi yönteminin kullanılacağı kanserinin evresi ve hastanın genel durumu dikkate alınarak planlanmaktadır. Kişiye özel planlanan kolon kanseri tedavisi süreci, multidisipliner bir yaklaşım gerektirmektedir. Kolon kanserinde cerrahi prosedür kanserli kolon bölgesini ve lenf bezlerini onkolojik prensiplere uygun olarak temizlemeyi içermektedir. Bu cerrahi müdahaleler, kolon kanseri tedavisi kapsamında hastalığın yayılımını durdurmak ve sonlandırmak için en temel yöntem olarak kabul edilmektedir. Kanserli kolon bölgesi çıkarıldıktan sonra geriye kalan sağlıklı kolon ağızları birleştirilmektedir. Anastamoz adı verilen bu süreç iyileşme zamanını belirlemektedir. Bazen riskli olduğu düşünüldüğü durumlarda geçici olarak ostomi denilen bağırsak karın duvarındaki bir açıklığa taşınarak atıklar bir torba içinde toplanmaktadır.
Yaşam değişikliği kolon kanseri iyileşme sürecini hızlandırıyor
Modern cerrahi teknikler sayesinde kolon kanseri tedavisi sırasında bağırsak fonksiyonlarının korunması ve hastanın yaşam kalitesinin en üst düzeyde tutulması hedeflenmektedir. Kolon kanseri tedavisi sadece cerrahi müdahale ile sınırlı kalmayıp, operasyon sonrası rehabilitasyon ve takip sürecini de kapsayan uzun soluklu bir dönemdir. Kolon kanseri tedavisi sonrası iyileşme hızı; hastanın genel sağlık durumu, uygulanan cerrahi teknik ve ek kemoterapi/radyoterapi ihtiyacına göre değişkenlik gösterir. Kolon kanseri tedavi süreci ve sonrasında hastaların dikkat etmesi gereken kritik noktalar şunlardır:
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı